Londra (Legodan Şehir :)


Aslında bu yazıyı çok daha önce yazmalıydım. Ancak yeni yazma fırsatı buluyorum. Londra'yı Ekim sonunda katıldığım bir konferans sırasında gezme fırsatı bulmuştum. Aslında herşey mükemmel olmasına rağmen İstanbul'da yaşamaya alışmış biri olarak legodan yapılmış gibi duran bu şehrin düzeni biraz rahatsız edici geldi açıkçası. 🙂 Tabi bu şehrin ne kadar mükemmel olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Benzeri bir durumda... Continue Reading →


Başlık olarak BCN v2 dedim çünkü daha önce ilk defa gittiğimde Barcelona Barcelona yazımda Barcelona'yla ilgili izlenimlerimi aktarmıştım. Tekrar başlık açmamın sebebi ise BCN'in daha önce gitmediğim yerlerini bu sefer deneyimlemiş olmamla beraber İspanya'nın Barcelona dışındaki başka şehirlerini de gezme fırsatı bulmuş olmam. Bu kadar ön bilgi yeter =) Her zaman derim, Barcelona rüya gibi bir... Continue Reading →

Amsterdam (Güler Yüzlü İnsanlar Diyarı :)


Tamam kabul ediyorum Amsterdam dendiğinde kimsenin aklına başlığa yazdığım şey gelmeyecektir. Ama benim asla unutamayacağım devamlı gülen yüzleri, rahatlıkları, yardımseverlikleri ve hiii derlerken çıkardıkları kedi gibi ses olacak. 🙂 Unutmamak için yazmak lazım, 3 günlük bir planla gitmeyi düşünenler varsa bizim planımızı örnek alabilirler. İyi eğlenceler 😉 Cumartesi akşam 8 uçağıyla yola çıktık. Amsterdam saatiyle... Continue Reading →

Barcelona Barcelona


Aslında en başta Eylül'de yurt dışında kısa bir tatil yapmak istediğim için rasgele alınmış bir biletti, Barcelona bileti. Ama o kadar sevdim ki, o kadar canlı, o kadar hayat dolu ve aynı zamanda kalabalığının içinde düzenli ki her sene bir tatili BCN'de yapmaya karar verdim. Şimdi ilk bilmeniz gereken, Barcelona'da herkes kendi dilini konuşuyor. :)... Continue Reading →

Safranbolu – Amasra Gezi Notlarım – GFK


Uzunca bir aradan sonra yeniden fotoğrafçılık klubüyle (GFK) ilk gezimiz Safranbolu-Amasra oldu. Gitmek isteyenlere toparlayabildiğim kadarıyla önerilerde bulunmaya çalışacağım. 🙂 Yolculuğumuza gece başladık. Sabah günün ilk ışıklarıyla Safranbolu'daydık. Kahvaltımızı sağdaki resimde gördüğünüz İmren Konağı'nda yaptık. Sabah çok erken saatte vardığımız için kahvaltı için çok fazla alternatifimiz yoktu ama İmren Konağı çalışanları o saate rağmen bize... Continue Reading →

Bursa Çiçek Izgara


Çocukken herşey daha bi farklıdır gözümüzde.. Daha masalsı.. Daha büyüleyici.. Daha görkemli.. Küçükken - yani küçük dediysem gerçekten küçük 5 - 6 yaşlarında - annemle Bursa'da çarşıya alışverişe gittiğimizde öğlen yemeğimizi kapalı çarşıların arasında kalan çiçek ızgarada yerdik. Çiçek ızgara iki katlıydı. Yemek salonu bir üst kattaydı. Ama giriş katında hep bi görevli durur, büyük... Continue Reading →

Apolyont


Rivayete göre; Apolyont’un en eski sahibi olan Apollonia Kralı’nın çok güzel bir kızı varmış. Günün birinde, komşu krallık Melde’nin prensi güzel kraliçeye âşık olmuş. Ancak prensesin gönlü olmadığı için, varmamış prense. Kral, Apolyont Gölü kıyısındaki bir tepe üzerine saray yaptırarak orada saklamış kızını. Buna çok sinirlenen Melde Kralı, Mustafakemalpaşa Nehri’nin yatağını değiştirterek, Apollonia’nın sular altında... Continue Reading →

Blog at WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: